Wednesday, June 22, 2011

Col Raporu

Gozlerimi actim saat sabah 03:00. Bir an aptalladim, neredeyim, ne zaman uyumusum, bugun hangi gun, dun ne yaptim, daha bir sey yapmali miyim? Etrafa bakindim, her sey yolunda. Boslukta sallanan aklim yerine geldi. Son 3 gun insan dogasinin sinirlarini test edercesine calismistim. Insan secimlerinin sonuclarini fazla sikayet etmeden yasamali ozellikle de her an baska secimler yapma sansi varken. O yuzden burada fazla sikayetci olmayacagim durumumdan. Muhendislikse istedigim, iste hardcore muhendislik. Boyle bir calisma sekli oldugunu daha once bilseydim Masterimi 9 ayda tamamlardim heralde. 10 saat winchman, 8 saat ara, 10 saat operator, 8 saat ara ve 10 saat muhendislik sifti yaptiktan sonra uyumadan bilgisayar basinda 10 saat daha finalizasyon. Son siftte uymadan gecen bir 27 saat. Cogu zaman onceki siftteki gecikmeden dolayi stand-by'da beklemek gerektiginden ise ne zaman baslanacagini kimse gercekten bilmiyor. En zoru da 10 saat sicakta operasyonu tamamladiktan sonra bilgisayarda data analizi yapmak. Yorgunluktan bir noktada insan kendini malca saga sola tiklarken veya daha da kotusu uykuya dalmis durumdayken ekrandan size tas-top vs geldigini gorup sicrarken buluyor. Bu arada litrelerce su icmeyi ve ekran basinda beslenmeyi de unutmamak gerekiyor. Yer yer sanal hayvan gibi hissediyorsunuz yani! Ayrica yuksek basinc, nukleer kaynakli araclar kullanildigi icin de konsantrasyonunuzu kaybetme luksunuz yok. Isten bu kadar bahsetmek yeter. Daha bu tempoda 2 ay daha yasayacagim. Isi gercek bir muhendislik olmasi nedeniyle sevdim ama stress beni cok yoruyor. Butun bu operasyonlar sirasinda ve oncesinde inanilmaz bir stres yuleniyor uzerinize. Zaman kisitli, musterilerin istekleri cok, tamamlamak gereken dokumanlar, kalite vs...Yoksa mesele sadece uyanik kalmak olsa ben 3 gun uyumam...
Insanin sinirlari zorlandiginda nasil da adapte oldugunu gormek cok ilginc. Sinifimda 18 kisi var. Hemen hemen her kitadan insan var. Buraya gelmeden once hepimiz normal yasamlar suruyorduk. Okula baslamadan once 27 saat uyumadan yuksek konsantrasyonla calisma fikri herkese cok uzaktir kesinlikle. Herkes 6-8 saat arasi uyuyan normal bireyler cunku. Simdi bakiyorum da en azindan 24 saat uyumamak herkes icin oldukca normal gibi. Bazilari stressle mucadelede daha basarili, bazilari daha duzenli...Farklar genelde burada olusuyor. Cunku isler ters gitmeye basladiginda sizi kurtaracak tek sey ne kadar duzenli oldugunuz. Eger her seyi kafanizda tutanlardan veya buna calisanlardansaniz kesinlikle sicarsiniz. Bu kadar uzun saatler ve baski altinda her seyi hatirlamak imkansiz...

Neyse, ayda 2 kere izin yapiyoruz Allahtan. Onda da ertesi gunku sinavi veya is hazirligini akillardan cikarip cosmak kolay olmuyor. Resimler o anlardan. Gecen mavi bayrakli bi plaja gittik cunku Brezilyalilar aylardir yuzemedikleri icin olme noktasina gelmislerdi. Aldik cocuklari plaja goturduk. Bunlara bi top ver bir de su. Ne yemek isterler ne para. Suyun rengi harikaydi ama biraz sicakti. Burada karisik-aile ve kadin plajlari var. Herkes inanilmaz derecede kadinlar plajina yuzmek istedi ama uzak oldugu icin vazgectik. Kadinlarin erkeklerden kesin cizgilerle ayrildigi her yerde erkek bunyesi sapkinliga gidiyor. Ben bunu anladim. Burada Arap arkadaslarla da konusuyorum. Onlar da cok mutlu degil gibi ama bir bireyin kafasina kucuk yasta sokulan her seyi birakip, marjinal adimlar atmasi da kolay degil. "Kadinlar Suudi Arabistan'da niye araba kullanamiyor?" diye sordugunuzda Suudi arkadasiniz "Kadin araba kullaninca biz tecavuz ediyoruz" derken aslinda o da bu cevapta bir carpiklik oldugunu biliyor ama mudehala edemiyor. Saga sola tecavuz etmemek icin bulduklari super care de erken yasta evlenmek. Bazen insan bir hata yapar, hatayi farkeder konuyu kapatir. Bazen de hata yapariz, duzeltmek icin bir tane daha, sonra bir tane daha...o boku alir her yere sivariz ya, iste bu is oyle. Araba kullanan kadina tecavuz etmemek icin 18 yasinda evlenmek gercekten mukemmel bir proje! Burada bir sey ogrendim, dunyada baris ve mutluluk ancak ozgurlukle gelecek. Bu konuda biraz doluyum ama cok carpiklik gordum. Internette porno yasak emirliklerde ama bir bara icmeye gittiginizde etraf hayat kadini dolu. Cocuklar gecen bir gece kulubune gitmislerdi. Allahtan gitmemisim. Tabi hepsi samba, merenge, tango modundaydi giderken. Malum bu danslar esli ama burada es bulmanin tek yolu (dans icin bile) para odemek olunca bizim Latin arkadaslar mal gibi kalmis. Allahtan yanlarinda bir kac Arap da vardi da baslamislar halay cekmeye. Adaptasyona bak, kulturler arasi farka bak. Latinler "kadina dokunmadan yapilan aktivite dans degil, spordur" diyor. Araplar kadinlari bosver, biz bize yeteriz deyip vuruyor halaya. Ertesi gun sinifta "disko nasildi?" dedim. Meksikali arkadasim vardi "We did group dance" dedi. Dedim eyvah, baslarina ne geldi acaba. Sonradan anlasildi ki "group dance" halaymis. Sinirlerim acayip bozuldu. Yasaklarla sistemi mahvetmisler. Kabul edelim burada olan-biten insan dogasina aykiri. Turkiye olarak lutfen bunlara ozenmiyelim. Insanligimizi korumanin tek yolu, ozgurlugumuzu korumak. Yoksa hayat boyu group dance! Tabi ki burada butun Arap camiasini da tovmet altinda birakmamak gerekir. Kalabalik bir camia. Bir Kuzey Afrika'li ile bir Oman'li bir degil...Insanlari da bir cirpida gruplamayalim. Genel itibariyle Avrupalilardan cok daha muhabbet ve yardimsever insanlar. Ama eglenmek icin yaptiklari seyler cok degisik. Hayattan zevk alis bicimleri farkli.
Bu tempoda Ramazan nasil gececek ben onu merak etmeye basladim. Tabi ki burada Ramazanda sokakta yemek yemek yasak. Ancak sicakta calisirken oruc tutmak ne kadar saglikli suphelerim var. Yaptigim nabiz yoklamalarina gore siniftaki muslumanlar -ben ve bir Cezair asilli Fransiz disinda- tam kadro hazir gibiler. Yapmayin, etmeyin dediysem de dinletemedim. Dusunun col sicaginda uzerinizde kalin tulumla 9-10 saate varan surelerde calisiyorsunuz. Terlemek baska bir boyut kazaniyor. Terlemekten cok vucudunuzda bir delikten su akiyormus gibi oluyor. Yani terlemede bir devamlilik var. Gunde bazen 7-8 litre su iciyorum ve inanir misiniz bir kere bile cis yapmiyorum. Adamlar bu 7 litre suyu icmemekten bahsediyorlar. 'Arkadas, biz de okuduk din kulturu ve ahlak bilgisi, yapmayin, kaza edersiniz' dedim ama dinletemedim. Mazeret saglam yani. Dusunsenize su kaybindan kafa bi milyon olacak, kendisine zarar verse iyi. Sen adamla ayni shiftte gorevliysen, 14milyon elektrovolt yayan bir nukleer cihazla burun buruna gelebilirsin ki o anda o arkadas tanrisina kavusmanin mutlulugu icerisindeyken sen ne dusunursun bilemem. Allah kabul etsin, ne diyelim. Tedirginim.
Bir de super bir kulturel hadise gerceklesti. Ise baslayanlar ilk yil yesil kask takiyorlar sirkette. Bir Cinli arkadasimiz bir gun kirmizi kaskla geldi. Herkes sormaya basladi sebebioni. Ogrendik ki Cin kulturunde yesil sapka takmak "esim beni boynuzluyor" demekmis. Ben de haliyle sordum "esin seni boynuzluyorsa sen bu mevzuyu neden bir de gidip halka aciyorsun?" Kultur iste. O da bilmiyor cevabini. Group dance yapmakla ayni sey. Herkes boyle yapiyor, ben de herkesin gittigi yoldan yuruyeyim ki basim agrimasin. Iste kulturun tanimi bu!
Isyankarim sanmayin, kuzu gibiyimdir. Ama yanlis seyler oluyor. En azindan konusmak lazim. Ustelik ben sinifta kulturler arasi diyolog elcisiyim. Araplara "Selamunaleykum" deyip "Aleykumselam haci" cevabi alirken (sakal tirasina usenmenin faydasi), Avrupalilarla AB muzakerelerini tartisan, Brezilyalilara futbol dersi veren, Afrikalilari ezen bir milletten olmadigi icin her zaman masalarina davet edilen, Kolombiyalilarla ve Meksikalilarla kotu aliskanliklar uzerine soylesen. Bizim de yanlislarimiz olmamis mi tarihte, olmus ama abartildigi kadar degil. Millet refahini baskalarini somurmek uzerine kurmus ve hala biz Turkler daha sucluyuz. Ben buna inanmiyorum. Su an ulke olarak en buyuk ihtiyacimiz ozgurlesmek ve entellektuel kapasitemizi arttirmak. Tarihle yuzlesmek ondan sonra kendiliginden gelir ve hatalar tekrarlanmaz.
Bir de genel resme bakinca Turkiye'de yasayan her bireyin o gun yasadigi cogu mutlu ani borclu oldugu bir isim olduguna artik kesinlikle ikna oldum. Sizin mutlulugunuza direk katkisi olan bu adami hep hatirlamaniz dilegiyle, Arap collerinden sevgiler.

Asagiya vaktin varsa ye, uyu, eglen resimlerimi ekliyorum. Cok calisinca bu vakitlerin kiymeti daha iyi anlasiliyor.

































Bu arada musik ya Ankara'da ya da Seattle' da yapilinca guzel oluyor illa ki:

Monday, June 13, 2011

Gaza Gelelim...

Lisede cok dinlerdim, baya olmus:

Sunday, June 5, 2011

Milan' da Yurumek

Yolumuz bir daha kesisir mi acaba?

A walk in Milan from Giuseppe Vetrano on Vimeo.